Sol yanım...

30 Mart 2016 Çarşamba

Kadına Eğreti İstihdam

Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünün hemen üzerinde büyük harflerle “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” yazar. Mahkemelerde ise “Adalet mülkün temelidir”. Gerçi artık ne egemenlik millette, ne de adalet kaldı temelde... Zalim iktidar hepsini kendi cebinde taşıyor. Yine de bir gün kadın hakları için bir cümle yazılsa divana bu muhtemelen; “Ekonomik bağımsızlık, kadın özgürlüğünün temelidir” olur.

Türkiye’de kadın problemlerinin başında gelen istihdam peşi sıra gelen eğitim, şiddet ve katılım problemlerini de sürüklemektedir. Ekonomik olarak özgür olan ve kendi ayakları üzerinde, kimseye bağlı olmadan yaşayabilen kadın akranlarına göre daha güçlü ve daha dirençli olduğu görülmektedir.

Geçtiğimiz günlerde T.C. Cumhurbaşkanı kadınların çalışma koşullarına yönelik enteresan bir çıkış yaptı. Kadın ve erkek eşitliğinin fıtrata ters olduğunu belirten Erdoğan “Eline ver kazmayı küreği çalışsın, olmaz böyle bir şey. Onun narin yapısına ters düşer” diyerek kadınların fiziksel yapısına uygun işlerde çalışabileceklerini söyledi. Aynı zamanda kadının annelik vasfına dikkat çeken Erdoğan kadınlar erkeklerle eşit koşullarda çalışamayacaklarını ifade etti.

İktidarın kadınları ısrarla sıkıştırmak istediği dar alan; ev eksenli, sürekliliği olmayan, esnek, güvencesiz, atipik istihdamdır. Yani kadınlara geçimlerini dahi zar zor sağlayabilecekleri, geleceği ve güvencesi olmayan, geçici iş alanları tanımlanmaktadır. Aslında iktidarın kadınlara istihdam sağlıyoruz diye giriştiği bir çok proje niceliksel olarak çok kişiyi kapsasa da niteliği oldukça düşük “eğreti istihdam” projeleridir. Kadın Emeği ve İstihdamı Platformu’nun (KEİG) 2014 Eylül’ünde kamuoyuyla paylaştığı raporunda, kadın istihdamını arttıracağı iddiasıyla öne çıkarılan “esnek ve atipik” çalışma biçimlerinin, kadın istihdamının geneline hakim olduğunda ortaya çıkabilecek sorunlar 5 ana başlıkta toplanmış. İlk olarak işgücü piyasasına çıkan kişinin, önerilen iş dışında bir alternatife sahip olamaması, ikinci olarak işin çalışanı yoksulluktan kurtarmaması, üçüncü olarak belirsizlik ortamı, dördüncü olarak kötü çalışma koşulları ve son olarak da çalışanın örgütlenme imkanı olmaması gelmektedir.

İktidar yetkilileri tarafından, devamlı olarak kadınların “narin” ve “anne” vasıfları öncüllendirilerek aslında “kırılgan istihdam” ortamı da sağlanmaktadır. Bakınız, erkek istihdamının %27,5’i kayıtsızken kadın istihdamının %48’ini kayıt dışı çalışma oluşturmaktadır. En fazla kayıtdışılık ücretsiz aile işçiliğinde görülmektedir. Kadınların ücretsiz aile işçisi olarak çalışma oranı, toplam kadın istihdamının %28’ini oluştururken, erkeklerin ücretsiz aile işçisi olarak çalışma oranı, toplam erkek istihdamının yalnızca %4’üdür. Ücretsiz aile işçiliği yapan kadınların ise %93,9’u kayıtsız çalışmaktadır. (KEİG, 2014)

Tüm bu rakamlar ortaya çıkarmaktadır ki, Cumhurbaşkanının söylemleri ve yaşanan gerçeklikler kadınların iş hayatında “eğreti” olarak var olmalarını sağlamaktadır. Tüm bu sorunların birçok çözüm yolu mevcut… Bazılarını saymak gerekir ise; İnsan onuruna yakışır bir biçimde kadın istihdamının arttırılması, eşit, adil, güvenceli çalışma koşullarının oluşturulması, ailede bakıma muhtaç bireylerin haklarının devlet tarafından korunması, ILO 183 No’lu Sözleşmesinin (Annelik Koruma Sözleşmesi) imzalanması ve gerekli denetim mekanizmasının kurulması, Organize Sanayi Bölgelerine ücretsiz kreşlerin açılması, ev eksenli çalışan kadınlara sendikal hakların tanınması diyebiliriz.

Kadınların ekonomik özgürlüğünün olmaması katılım, eğitim ve şiddet sorunlarını da peşi sıra getirdiği görülmekte... Kadınlara seçme ve seçilme hakkının verildiği 5 Aralık yaklaşırken şu soru hep aklımızda: “Cebinde parası olmayan, ekonomik olarak eşlerine bağımlı kadınlar siyasete hangi oranda katılabilirler?”

Yanıtınızı duyuyor gibiyim… İşte tüm bu gerekçelerle; “Ekonomik bağımsızlık, kadın özgürlüğünün temelidir”. AKP’nin kadınlar için öngördüğü eğreti istihdam politikalarını reddediyoruz. Ve ekliyoruz; Fıtrat değil Anayasa!



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder