CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 2-3 Kasım tarihlerinde İzmir’de olacak. 2 Kasım Cuma günü (dün) Aliağa, Menemen ve Karşıyaka’yı ziyaret edip akşamına İzmir Ticaret Odası’nın meclis toplantısına katılıp, 3 Kasım Cumartesi günü ise Tire, Torbalı, Narlıdere, Bornova, Kemalpaşa ve Gaziemir’i ziyaret edecek. Sayın Kılıçdaroğlu’nun her İzmir’e gelişi İzmir’de CHP rüzgarlarının esmesine neden oluyor. Aslında İzmir’de bu rüzgar hiç dinmiyor. Ama Genel Başkana İzmir halkının sevgisi çok büyük. Aynı derecede güvenide.
Yaklaşan yerel seçimlerde
İzmir’in önemi çok büyük. Gerek büyükşehir belediyesinin, gerek 30 ilçenin
seçim sonuçları Türkiye’nin geleceğine ışık tutacak. İzmir’de aslında yerel
manada AKP varlığı yok. Hem referandum seçimlerinde hem genel seçimlerde
sokakta çalışan AKP’li görmek neredeyse imkansızdı. Peki o kadar vekili nasıl
çıkardılar derseniz, o tamamiyle makro bir kampanyaydı. En tepedeki mevki ve
güç sahibi 3 isim götürdü seçimi: Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Bakan Binali
Yıldırım ve Bakan Ertuğrul Günay. Gerisinin katkısı yok denecek kadar az.
Başbakan ve iki bakan tüm imkanlarını İzmir’i almak için seferber ettiler.
Sonuç malumunuz İzmir’de yine CHP çıktı.
Yerelde de benzer bir
taktik uygulayacaklar. Eğer İzmir’e aday olmaya ikna edecek(!) bir bakan
bulurlarsa. Biliyoruz ki tüm bakanlar, sınırsız maddi imkanlarına rağmen
kaybedeceklerini bildikleri için İzmir’den aday olmak istemiyorlar. 2011 Genel
seçimlerinde yapılanları hatırlayın; iki bakan İzmir seçmenine 2 milyon 905 bin 922 adet mektup göndermişlerdi. Söz konusu 3 milyon civarındaki
mektubun, baskı ve zarflama giderleri hariç olmak üzere toplam postalama bedelinin
2,5-3 milyon Türk Lirası olduğu tahmin ediliyor. Sadece mektup bedeli 3 milyon
TL.! Bu masrafların kim tarafından karşılandığı ise hala bir muamma. PTT
indirim yaptı mı? Yaptıysa bu ödeme kim tarafından yapıldı? Henüz bilinmiyor. (CHP
İzmir vekili Oğuz Oyan’ın konuyla ilgili soru önergesi mevcut.)
Netice-i kelam bunca kontrolsüz
harcamaya dahi İzmir’de sokağa çıkmaya çekiniyorlar. Gittikleri hemen her yerde
protesto edildiklerini söylememe gerek yok herhalde. Yani İzmirli hiçbir maddi
kaynağa fikirlerini, inançlarını teslim etmiyor. Yerel seçimlerde de çok cetin
bir mücadeleye hazır olun. Biz bunu 2011 genel seçimlerinde yaşadık. Genciyle
yaşlısıyla tüm örgütümüz, il/ilçe başkan ve yönetimleri, vekil adayları,
belediye başkanlarımız ve meclis üyelerimiz sokaklardaydık. Elimizde 41 sözümüz
dur durak bilmeden çalıştık. Gevrek-peynir yedik, alınteri döktük. Ama hiç yılmadık.
İdeolojimiz, ulus devlete bağlılığımız, CHP’nin sarsılmaz değerleri ve Genel
Başkanımıza duyulan güven bizi tekrar İzmir’de iktidar kıldı.
Yerel seçimlerde başarımızı katlayarak
yürüyeceğimizden eminiz. Sayın Kılıçdaroğlu’nun İzmir örgütüne sonsuz güvendiğinide
biliyoruz. Ama aslında bizim en büyük teminatımız hiçbir güce teslim olmayan
İzmir halkıdır. Yüreklerde yanan cumhuriyet ateşi bir kez daha CHP’yi İzmir’de
iktidara taşıyacaktır. Türkiye’de iktidar olmanın yolu ise İstanbul Büyükşehir
Belediyesi’ni almaktan geçer. (Ayrı bir yazımda bahsedeceğim.) Ben İzmir’in
aydınlık gönüllü insanlarına güveniyorum. İzmir her daim kırmızı, İzmir her
daim özgür kalacaktır. İnanıyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder